<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8244397280073932387</id><updated>2011-12-12T05:38:21.350-08:00</updated><title type='text'>Okült Sohbetler</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://okultizm.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8244397280073932387/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://okultizm.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>dejanira</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-rfjRoalhfoM/TuYDh9bqhUI/AAAAAAAACj4/p9b5DjKw0zU/s220/heh.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>3</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8244397280073932387.post-7176957447201617996</id><published>2009-12-30T02:49:00.000-08:00</published><updated>2009-12-30T02:51:14.611-08:00</updated><title type='text'>2004 sayıklaması</title><content type='html'>Luvsam: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;shiva; parlak i$igini yakmi$ beni beklemekte..&lt;br /&gt;uzunlarimi yakmi$ ilerlemekteyim ben de..&lt;br /&gt;peygambersi sezgi gücümle, karanlik yollardan o parlak i$iga yol aldigimi ve her ne kadar uzunlarimi yakmi$ olsam da; onu son ana kadar göremeyecegimi biliyorum..&lt;br /&gt;Her zaman yaptigim gibi, elimdeki kitabin herhangi bir sayfasini actim ve yazan yalnizca sunlardi;&lt;br /&gt;''irmak kiyisinda ak$am.suda bir sandal.bulutlarin arasinda batan güne$.'' (mavi oktav defterleri)&lt;br /&gt;Kafami kari$tiran rüyalarim var benim.Bugünlerde shiva'yi ba$ucumda hissetmeme ragmen fazlaca güldügümü farkettim.Bebekler gibi gülüyorum, ama asla melekler gibi degil.&lt;br /&gt;Bir bebek bile öleceginin farkindadir belki, ama bir melek degil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[ben paranoyak degilim, aptal hic degil!]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mikagon: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek benliklere övgü göndermek asla dua ile eş değildir, işleyiş olarak aynı olmalarına rağmen onların bizim dualarımıza ihtiyacı yoktur. Ancak, bizim bunu özgür iradeye sahip iken yapmamız, onların bizim farkında olduğumuzun göstergesidir. Onlar zaten bunun bilirler önemli olan bizim bu göstergenin bilincinde olmamız ve bu farkındalık ve aynı içtenlikle aynı anda duayı övgü yoluyla gönderebilmektir. Nereye niye gittiğini bildiğin için seni nerde neyin beklediğini ancak oraya varınca görürsün ve bunun da bilincindesin, hoş bir kabiliyet. Rüyaların dilini anlamak için ilk önce benim bile bilmediğim ancak yeni rastladığım bir dil çeşidini anlamak gerekir, bildiğim kadarıyla rüyalar bizim ruhumuzun, bizi koruyan yüksek benliklerin, bizimle görsel ve yaratıcı bir imgeleme yoluyla ve bunları harmonik bir sembolizme çevirerek bizle bağlantı kurmaya çalışmasıdır. Halen araştıryorum bunu ve bu dili, daha çok bilgim olursa iletirim mutlaka. Ben sen olsam kendime teşekkür ederdim, eminim ediyorsundur, en azından seni şu anda olduğun kişi yaptığı için. Ama asla şühpe etmezdim, eminim sen de etmiyorsun, en azından gelecekte mutlaka bir şekilde seni olmak istediğin kişi yapacağını bildiğin için. Elindeki oktav serilerini asla küçümseme, o değerli kayıtlar, sen seçtiğin sürece seni sen yapmak için senden arındırılması gereken her şeyi sende temizliyip sana sadece seni bırakabilecek güçteler. Ve de ne yalnızlıktan, ne de kendin üzerindeki hükmünü kaybetmekten endişe etme, korkma. Her zaman seni koruyacak bir öz, sana yol gösterecek bir işaret, umut verecek birkaç söz ve güçlendirecek bir kaynağın mutlaka olacak. Evrensel yaratanın ilahi ışığı ve sonsuz sevgisinin seni hep koruması dileğiyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda söylediklerimde seni tanımadan yanlış bir önyargıda bulunduysam veya benliğini incittiysem, özür diler, merhametine sığınırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen saf değilsin, şeytan hiç değil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8244397280073932387-7176957447201617996?l=okultizm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://okultizm.blogspot.com/feeds/7176957447201617996/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://okultizm.blogspot.com/2009/12/2004-sayklamas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8244397280073932387/posts/default/7176957447201617996'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8244397280073932387/posts/default/7176957447201617996'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://okultizm.blogspot.com/2009/12/2004-sayklamas.html' title='2004 sayıklaması'/><author><name>dejanira</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-rfjRoalhfoM/TuYDh9bqhUI/AAAAAAAACj4/p9b5DjKw0zU/s220/heh.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8244397280073932387.post-534109526411648665</id><published>2009-10-27T06:57:00.000-07:00</published><updated>2009-10-27T07:06:17.545-07:00</updated><title type='text'>Bedensiz Varlıklardan Bir Tür - EGREGORE</title><content type='html'>Okültizmde, kolektif bilinçle yaratılmış astral varlıklara denir. Yapılan en genel tanımı bu. Biraz daha ayrıntıya girersek -ki bu ayrıntılar mitolojik tanrıların, varlıkların oluşumlarıyla ilgili mantıksal çıkarımlara kadar gidiyor-; egregore; insanın beşinci elementi (&lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=akasha"&gt;akasha&lt;/a&gt;) ile sahip olduğu yaratma gücünden doğan, astral düzlemde imajinasyon yoluyla ve akasha sayesinde hayat bulabilen varlık/&lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=entity"&gt;entity&lt;/a&gt;lere verilen genel addır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wikipedia'da bu kavram "thoughtform" olarak verilmiş. Yanlış değil fakat eksik bir bilgi. Gerçekliğini burada sorgulamadan, olup bitenleri ve bildiklerimi tamamen gerçek kabul ediyor gibi yazıya dökeceğim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan düşüncesi/imajinasyonu yaratma gücüne sahiptir. Bu yaratma gücü insanlar tarafından bilinçsizce durmadan yapılır. Ortaçağ'da büyücüler bu işi bilinçli olarak yaptılar. egregore yaratmayı -uzun bir aradan sonra- bazı astral varlıklar tarafından yeniden öğrendiler. kimisi cemiyet olarak tapınaklarını ve kendilerini korumak için 40-50 kişi (afaki söylüyorum tabi) biraraya gelip, bir egregore yarattılar. Kendi imajinasyonları yardımıyla -belki de bazı ritüeller eşliğinde- o egregoreyi büyüttüler ve güçlendirdiler. Normalde insanların her imajine ettiği o düzlemde var oluyor, fakat varoluş süresi uzun değil. Yaratılan şey hemen yok oluyor. İşte bu büyücü herifler yaratılan bu imajın hayatta kalmasını ve büyümesini sağlayan trickleri buldular. Savunma ve saldırı için (genelde grup halindeler çünkü) egregore yarattılar. Yalnız bilmedikleri ya da bildikleri halde sallamadıkları şey şuydu: yaratılan egregore, yaratan kişinin/kişilerin sorumluluğundadır. Bu hasta adamlar egregoreye deli gibi negatif güç yüklediklerinden dolayı, bir süre sonra egregoreleri çığrından çıktı. (Nasıl genelliyorum belli değil.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu egregore yaratma bilgisi, ortaçağ'da büyücülerin ölmesi ve kalanların da kenarlara çekilmesi nedeniyle günümüze pek ulaşmadı. Okültizmde ve bazı öğretilerde yaratma trickleri öğretilmeye devam etse de, hiçbir ezoterik grubun "iyi niyetli" bir egregore yarattığına inanmıyorum. Şahit de olmadım. Aynı kafa devam ediyor yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neyse, bu bilinçsel yaratma sürecini biraz daha gerilere götürelim. Antik yunan'a mesela, o dönemin tanrılarına. (Mitoloji denince sadece antik yunan'dan bahsetmek.) Mitolojik hikayeler bu bağlamda incelendiğinde, bütün o tanrıların aslında kolektif bilinçle yaratılmış egregoreler olduğunu tahmin etmek zor değil. Egregore yaratma sürecinde; bir egregore üzerinde ne kadar çok sayıda insan imajinasyonu varsa; egregore o ölçüde büyük ve güçlü oluyor. Örneğin; ezoterik bir grubun kendini korumak için yarattığı bir egregore, zeus kadar hızlı güçlenmez ve muhtemelen hiçbir zaman da o kadar güçlü olamaz. Bu büyüme ve güçlenme hızı tamamen ona bilinçsel enerji gönderen insan sayısıyla alakalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Astral düzlemde Yunan Pantheonu, Mısır Pantheonu, Britanya Pantheonu, Afrika Tanrıları vs. gibi grupların oluşumu, okültizmde bu şekilde açıklanır. Dünyada insanlar tarafından unutulan bir egregore tanrı, yok olmaya mahkumdur. Çünkü besleneceği imajinasyon enerjisi kalmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı mantıkla "şeytan" egregoresi düşünürsek, abov diyorum. Yüzlerce, binlerce senedir hepimizin ortak ürünü olan "şeytan" tiplemesinin ne kadar güçlendiği ve ne manyak bi' şey haline geldiğini varın siz düşünün artık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ironi&lt;/span&gt;&gt; Neyse ki okültizm, egregore falan böyle şeyler hastalıklı bilinçlerin ürünü de, inanmak zorunda kalmıyoruz. &lt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ironi&lt;/span&gt;&gt; (yek yeea)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;geyik&lt;/span&gt;&gt; Bir de Umut Sarıkaya'nın Meriç'i var tabii, kendisine de ilişkileri bozmakla görevli yarı tanrı diyebiliriz. O da sağolsun Umut Sarıkaya liderliğinde yaratmakta ve büyütmekte olduğumuz bir nevi kolektif bilinç ürünüdür. Kahretmesin. &lt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;geyik&lt;/span&gt;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmadan; egregore kavramından şurada da biraz bahsetmiştim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bkz: &lt;a class="b" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=d%c3%bc%c5%9f%c3%bcnceyle+yarat%c4%b1lan+%c5%9fey+maddeden+daha+canl%c4%b1d%c4%b1r"&gt;düşünceyle yaratılan şey maddeden daha canlıdır&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                                                                 &lt;br /&gt;                                                                                                                         (&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=djnr"&gt;djnr&lt;/a&gt;, 07.08.2009 21:27)&lt;script type="text/javascript"&gt;e(13,16633882,due('djnr'));&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8244397280073932387-534109526411648665?l=okultizm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://okultizm.blogspot.com/feeds/534109526411648665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://okultizm.blogspot.com/2009/10/bedensiz-varlklardan-bir-tur-egregore.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8244397280073932387/posts/default/534109526411648665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8244397280073932387/posts/default/534109526411648665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://okultizm.blogspot.com/2009/10/bedensiz-varlklardan-bir-tur-egregore.html' title='Bedensiz Varlıklardan Bir Tür - EGREGORE'/><author><name>dejanira</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-rfjRoalhfoM/TuYDh9bqhUI/AAAAAAAACj4/p9b5DjKw0zU/s220/heh.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8244397280073932387.post-3110326996575212983</id><published>2009-10-25T04:39:00.000-07:00</published><updated>2009-10-26T06:25:41.698-07:00</updated><title type='text'>Sahaja Yogacıdan Aşk Üzerine Fikirler - Yanıtlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.sahajayogaquote.com/wp-content/uploads/2009/02/sahaja-yoga-meditation-photo1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 227px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://www.sahajayogaquote.com/wp-content/uploads/2009/02/sahaja-yoga-meditation-photo1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Emrah&lt;/strong&gt;:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ben dünyadaki herkesi eşit sevmenin kolay olacağinı söylemedim, gerçek O’dur dedim. Engeli yaratan biziz sevgimiz bağımlı. Bağımsız sevgi engel tanımaz, o saf güçtür. Yaratıcının gücü.Negativiteyi sevemezsin zaten teknik olarak Onu sevginle yok edersin. Sevginin karşısında bir şeyi nötralize etmek gibi.. Sevgiyi formlara sokmak onu bağımlı hale getirir sevginin kaynağı Bir ise ve bağımsızsa o zaman onu parçalamak evrimsel değildir, insanı bencilliğe götüren de budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyguların kaynağı arzu kanalıdır aşk değildir. Aşk bu kaynağın uçlarına gidildiğinde meydana gelir ve tek götürebileceği birlik ortak bilinçaltıdır ki orası ne kötü bir yerdir … Farkındalık ortadadır ama aşk uçlardadır o zaman hiçbir şey göremez ve kör bir şekilde sürüklenirsiniz. Aşık olduğunuz kişinin olumsuz yönlerini göremez zarar görürsünüz, kaldı ki aşık olduğunuz kişi sizi domine edebilir ve kullanabilir. Ondan öte negativiteye açık hale gelirsiniz. Aşk duvar örmektir kendi aşkınızdan başka bi şey görmezsiniz hatta aşık olduğunuz kişiyi bile gerçek anlamda görmezsiniz, hiçbir şey görmezsiniz … Asıl yalnızlık budur. Aşıksanız Yaratıcı bile dikkatinizden çıkmıştır çok kısıtlı bir dikkat konumudur, diğer insanlar umrunuzda değildir. Yaşam belirtisinin kökeni saf bilgidir, saf arzudur. Bu da yaşam gücüdür. Aynı zamanda Yaratıcının arzusudur. Yaratıcının yaratma arzusu şefkatinden gelir, yani bir duygudur. Duygulanmanın temeli budur aşk değildir. Ve aşk gibi insanı gerçekten uzaklaştıran bir olgu illüzyonun kendisidir çünkü Yaratıcıya dosdoğru yoldan ulaşılır fakat aşk uçlardadır … Allah aşkı dedikleri şey bile yoktur. O na ulaştığınızda hissettiğiniz şeyler Sonsuz Neşe ve Farkındalıktır. Aşkın getirdiği acı kaybetme duygusu orda yoktur. Aşıksanız kaybetme duygunuz vardır, bu da söylediğim bağımlı sevginin kanıtıdır. Bağımlıysanız Bir değilsiniz . 2 şey birbirinden ayrıysa birbirine uzaklık duyar, özler, bağımlılık geliştirir. Gerçekte Birseniz aşk gibi bir duyguya ne gerek var sadece orda o ilişkide sonsuz neşe olur, bununda adı aşk değildir… Acı, bağımlılık, korku, cennetin değil cehennemin özellikleridir … Gerçek birdir bilinç aydınlanınca herkes görebilir ... Bu bir tepki değil evrimin gerçek konumuna oturması için bir bilgilendirmedir … Sizi tatmin eden her zaman İyidir diyemeyiz … İşte bu bencillik olur hatta kolektif bencillik... Devamı gerçeği idrak etmek için lütfen aydınlanmanızı derinleştirin kardeşlerim !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;LuvSam:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;"Acı bağımlılık korku Cennetin değil Cehennemin özellikleridir" bu elbette tamam da, aşkı bunlarla bağdaştırmana ve olumsuz bir şey gibi anlatmana katılmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımlılıkla aşk da farklı şeylerdir. Aşk bağımlılık yaratıyor diye kötüdür demek biraz yanlı bir bakış ve eksik bir genelleme oluyor. İlahi aşk yoktur demişsin bir de, buna da katılmıyorum. Yaratıcıyı düşündüğünde içi yoğun duygularla dolup taşan, gözleri dolan insanların Ona hissettiği şeye ben aşk derim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#999999;"&gt;&lt;strong&gt;Emrah&lt;/strong&gt;:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Aşk çok karmaşık bir duygu ne kadar dengede olduğunuza bağlı bu negatif kısımları çekebileceğiniz. Benim bahsettiğim en uç noktaydı, o yüzden bu negatif duygular yaşanır korku bile... Diyebiliriz ki çok dengedeyiz aşk kötü değil diyeceğiz ama dengeden çıkardığı kesindir götürdüğü yer açısından ve gerçeği görmemiz yükselişimiz açısından kötüdür. İlahi aşk konusunda cevabı vermişsin: Yaratıcıyla bağlantıya geçtiğinde gözlerin yaşarması ruhuna karşı yaptığın hataların reaksiyonudur. Ruhun beyne gelmesi ve çektiği acıyı yansıtmasıdır. Belki acı teması ile bir aşk bağlantısı kurulabilir. Düşünceyle zaten gerçekte ulaşamazsınız. Yaratıcıya aklın tepkileri duygularla karışacaktır.Her iki konumda göz yaşarması negativitenin sonucudur. Sadece Bir annenin bir kaç damla gözyaşı hariç... Bahsettiğim gibi sonsuz neşe ve farkındalık hissedersiniz tam bağlantıda. Buna ek alt seviyelerden gelen masumiyet, huzur, özgüven, duyguları da vardır. Tabi anlamlar yüklemeye çok açık bir illüzyon aşk kavramı o konuda haklısın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;LuvSam&lt;/strong&gt;:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Her iki konumda göz yaşarması negativitenin sonucudur. Sadece Bir Annenin bir kaç damla gözyaşı hariç..." Bunun kesinliğine varan, garantisini veren mercii hangi mercii?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşktan gözü dolan insanın göz yaşarmasının illa negativiteden doğduğunu iddia etmek için o insanların ne hissettiklerini onlardan iyi biliyor olmak lazım. Aşk kavramına anlamlar yüklediğimi iddia etmişsin. Bense yaptığım tanımların gerçekliğinden bahsediyorum, tıpkı senin yüklediğin anlamları gerçek diye sunuyor olman gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Emrah&lt;/strong&gt;:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;:) Bu mercii şüphesiz idrak konumu beynin hassas bir algılama düzeyine eriştiği mutlak gerçeğin idrakını mümkün kılan mercii limbik bölgede bulunan bin sinir hücresinin aktive olmasıyla ulaşılıyor... Ne hissettiklerini biliyorum çünkü ne hissettiğimi biliyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek mutlak olandır, aklın gerçekliği ise yapaydır, mittir. Zaten yok edilecektir ve tartışmaya açıktır şartlanmalar ve egomuzla manipule edilebilir. Ancak bu ego ve şartlanma devre dışı bırakılırsa ve mutlak ayırt edicilik için taze ve sürekli enerji beyne sağlanabilirse bu konuma ulaşılabilinir. Tabi bu enerjinin yükselmesi için her merkezin kalitelerinde biri olmanız lazım. Bu konumda şüphe olmaz ,bir soru sorun cevabını alırsınız negatif ya da pozitif olarak .Mercii budur. Anlam yükleme aklın aktivitesidir, ben ise saf bilgiyi üzerinden akıtan bir kanalım. Akli aktivitem ana hatların dışında bunu nasıl izah edeceğim zaman devreye giriyor çünkü siz akıl seviyesindesiniz, ama siz yukarı gelirseniz şüphesiz idrak konumuna tartışma biter çünkü aynı şeyi görürüz. Siz de mutlak bilginin olduğu alandan kanal olmaya başlarsınız hatta belki benim çıkaramadığım incileri çıkarırsınız derinliğinizce...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Mesela LuvSam, aydınlanma alıp benim söylediklerime dikkat koyarsan ellerinde serin hissedersen doğru söylemişimdir mutlak olarak, eğer sıcaksa evet saf olmayan bir bilgi vardır. Ama önce hassas bir enstrüman olmamız gerekiyor. Bu da aydınlanmayla ve onun derinleştirilmesiyle ilgili... Mesela sana bu yazıyı yazıp göndermeden önce sordum bu konumda bu her yeri saran güce - aşk konusunda söylediklerim doğru mu ? vibrasyonlar serin. Cevap evet şüphesiz. Neden sen de denemiyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;LuvSam:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gerçek mutlak olandır aklın gerçekliği ise yapaydır mittir zaten yok edilecektir " umarım bu olur, bu konuda ciddiyim. Olmasını isterim yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydınlanmayı nerden nasıl aldın emin değilim ama tahminim yoga+meditasyonlar ile gerçekleşmiş. Ben kendim bir kanal değilim, olmak istiyorum ama değilim. Bana kanallar üzerinden gelen bitakım bilgiler var sadece. Aracıya ihtiyacım olmadığını biliyorum, ben kendim de kanal olaiblirim ama henüz bu seviyede değilim. Yine de aşkla ilgili söylediklerim -ki aynı şeyden mi bahsediyoruz emi değilim, belki benim aşk tanımım sahiden farklıdır- neyse aşkla ilgili söylediklerim; beni herhangi bir negativiteye itmiyor. Bilakis hayatımdaki en olumlu olgudur. Çoğu zorluğu hafifleten ve beni daha doğru biri yaptığına inandığım bir duygudur. Bunun zararından bahsedilmedi hiç. Aynı yere varan binbir çeşit yol var, benim yolum da aşktan geçiyor. Bu konuda duyduğum olumsuz yorumlar, özellikle de içsel olarak neler yaşadığımı hissettiğimi bilmeyen biri ya da birileri tarafından yapıldığında, beni üzüyor. Bunu egoma saldırı olarak almıyorum, çok konuda yanılıyor da olabilirim, sorun değil. Tek bildiğim; aşkın benim hayatımdaki pozitif etkisidir. Her şeyden önce varolan hatta her şeyin sebebi olan şeyin bu olduğuna inanıyorum. Yaratıcıya-evrene (artık ne diyorsan) korkuyla değil de sevgiyle, aşkla bağlılık beni inanılmaz huzurlu mutlu ve neşeli bir insan yapıyor zaten. Farkındalığın getireceği neşeyi ben aşk üzerinden alıyorum. O nedenle söylediklerin üzerinde ısrarla duruyorum çünkü bahsettiğin şeyler bende tam tersi işliyor senelerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Emrah&lt;/strong&gt;:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi dejanira insanların doğal eğilimleri var biz buna sağ sempatik sol sempatik kanalın yoğun kullanılmasına bağlı sağ kanal sol kanal insanlar diyoruz. ıSenin durumunda sen gelecekte yaşayan, sürekli plan yapan, sağ kanal bir insansın. Aşk gibi sol kanal bir aktiviteyle kendini dengeleyebilir ve ortada bu bahsettiğin duyguları yaşayabilirsin. Tek açıklaması bu canım yani normal bir insanı ve sol kanal bir insanı aşk dengeden çıkarır. Mesela orta kanalı çok gelişmiş bir insanı daha zor çıkarır. Bir de bu gerçeğe varmak için aşka bağımlılık oluşturucak mecburen daha saf bir bilgi bulana kadar sürekli aşk arayacaksın. Bu da orta kalbinin tam açılmasını engeller, aynı zamanda kendi kendinin efendisi olma kalitelerini etkileyebilir. Ve diyebilirim ki boğazındaki çakranın orta kalitesi tamamen bağımsızlıktır, şahitliktir. Dolayıyla daha bağımsız bir teknikle dengede olmak bilgisine erişene kadar ki bazı evrimsel basamakları atlayamazsın. Tabi bu özgür bir irade aynı zamanda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela şimdi bana inanmışsındır, gelecekte yaşadığını, plan yaptığını, teslimiyetçi olmadığını, eylem gücünün yüksek olduğunu bilmemden vs... Seni kaç senedir görmüyorum ama senin bilginde benim daldığım okyanusta unutma ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;LuvSam:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelecekte yaşamak, plan yapmak, teslimiyetçi olmamak gibi şeyler çok spesifik bilgiler değil. On kişiden dokuzu böyle olabilir. Bazı şeylere inanmam için daha fazlası gerekiyor çünkü inandığım şeyleri "inanç" aşamasından "bilmek" aşamasına taşıyana kadar tabiri caizse anam ağladı:) Mutlak gerçek tektir ama ona uzanan yol tek değildir, doğru mu? Ellerine bi sorar mısın bu bilgiyi, serinlik geleceğine eminim. Gelmezse de canı sağolsun. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Emrah&lt;/strong&gt;:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çok tatlısın. Aydınlanmanı al bilmek aşaması için bu sefer zor olmayacak. Eğer bahsettiğin Yol metodsa serin, istikamet ise sıcak. Kendine iyi bak kardeşim !&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8244397280073932387-3110326996575212983?l=okultizm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://okultizm.blogspot.com/feeds/3110326996575212983/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://okultizm.blogspot.com/2009/10/sahaja-yogacdan-ask-uzerine-fikirler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8244397280073932387/posts/default/3110326996575212983'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8244397280073932387/posts/default/3110326996575212983'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://okultizm.blogspot.com/2009/10/sahaja-yogacdan-ask-uzerine-fikirler.html' title='Sahaja Yogacıdan Aşk Üzerine Fikirler - Yanıtlar'/><author><name>dejanira</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-rfjRoalhfoM/TuYDh9bqhUI/AAAAAAAACj4/p9b5DjKw0zU/s220/heh.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
