Luvsam:
shiva; parlak i$igini yakmi$ beni beklemekte..
uzunlarimi yakmi$ ilerlemekteyim ben de..
peygambersi sezgi gücümle, karanlik yollardan o parlak i$iga yol aldigimi ve her ne kadar uzunlarimi yakmi$ olsam da; onu son ana kadar göremeyecegimi biliyorum..
Her zaman yaptigim gibi, elimdeki kitabin herhangi bir sayfasini actim ve yazan yalnizca sunlardi;
''irmak kiyisinda ak$am.suda bir sandal.bulutlarin arasinda batan güne$.'' (mavi oktav defterleri)
Kafami kari$tiran rüyalarim var benim.Bugünlerde shiva'yi ba$ucumda hissetmeme ragmen fazlaca güldügümü farkettim.Bebekler gibi gülüyorum, ama asla melekler gibi degil.
Bir bebek bile öleceginin farkindadir belki, ama bir melek degil..
[ben paranoyak degilim, aptal hic degil!]
Mikagon:
Yüksek benliklere övgü göndermek asla dua ile eş değildir, işleyiş olarak aynı olmalarına rağmen onların bizim dualarımıza ihtiyacı yoktur. Ancak, bizim bunu özgür iradeye sahip iken yapmamız, onların bizim farkında olduğumuzun göstergesidir. Onlar zaten bunun bilirler önemli olan bizim bu göstergenin bilincinde olmamız ve bu farkındalık ve aynı içtenlikle aynı anda duayı övgü yoluyla gönderebilmektir. Nereye niye gittiğini bildiğin için seni nerde neyin beklediğini ancak oraya varınca görürsün ve bunun da bilincindesin, hoş bir kabiliyet. Rüyaların dilini anlamak için ilk önce benim bile bilmediğim ancak yeni rastladığım bir dil çeşidini anlamak gerekir, bildiğim kadarıyla rüyalar bizim ruhumuzun, bizi koruyan yüksek benliklerin, bizimle görsel ve yaratıcı bir imgeleme yoluyla ve bunları harmonik bir sembolizme çevirerek bizle bağlantı kurmaya çalışmasıdır. Halen araştıryorum bunu ve bu dili, daha çok bilgim olursa iletirim mutlaka. Ben sen olsam kendime teşekkür ederdim, eminim ediyorsundur, en azından seni şu anda olduğun kişi yaptığı için. Ama asla şühpe etmezdim, eminim sen de etmiyorsun, en azından gelecekte mutlaka bir şekilde seni olmak istediğin kişi yapacağını bildiğin için. Elindeki oktav serilerini asla küçümseme, o değerli kayıtlar, sen seçtiğin sürece seni sen yapmak için senden arındırılması gereken her şeyi sende temizliyip sana sadece seni bırakabilecek güçteler. Ve de ne yalnızlıktan, ne de kendin üzerindeki hükmünü kaybetmekten endişe etme, korkma. Her zaman seni koruyacak bir öz, sana yol gösterecek bir işaret, umut verecek birkaç söz ve güçlendirecek bir kaynağın mutlaka olacak. Evrensel yaratanın ilahi ışığı ve sonsuz sevgisinin seni hep koruması dileğiyle.
Yukarıda söylediklerimde seni tanımadan yanlış bir önyargıda bulunduysam veya benliğini incittiysem, özür diler, merhametine sığınırım.
Sen saf değilsin, şeytan hiç değil
30 Aralık 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder