Emrah:Ben dünyadaki herkesi eşit sevmenin kolay olacağinı söylemedim, gerçek O’dur dedim. Engeli yaratan biziz sevgimiz bağımlı. Bağımsız sevgi engel tanımaz, o saf güçtür. Yaratıcının gücü.Negativiteyi sevemezsin zaten teknik olarak Onu sevginle yok edersin. Sevginin karşısında bir şeyi nötralize etmek gibi.. Sevgiyi formlara sokmak onu bağımlı hale getirir sevginin kaynağı Bir ise ve bağımsızsa o zaman onu parçalamak evrimsel değildir, insanı bencilliğe götüren de budur.
Duyguların kaynağı arzu kanalıdır aşk değildir. Aşk bu kaynağın uçlarına gidildiğinde meydana gelir ve tek götürebileceği birlik ortak bilinçaltıdır ki orası ne kötü bir yerdir … Farkındalık ortadadır ama aşk uçlardadır o zaman hiçbir şey göremez ve kör bir şekilde sürüklenirsiniz. Aşık olduğunuz kişinin olumsuz yönlerini göremez zarar görürsünüz, kaldı ki aşık olduğunuz kişi sizi domine edebilir ve kullanabilir. Ondan öte negativiteye açık hale gelirsiniz. Aşk duvar örmektir kendi aşkınızdan başka bi şey görmezsiniz hatta aşık olduğunuz kişiyi bile gerçek anlamda görmezsiniz, hiçbir şey görmezsiniz … Asıl yalnızlık budur. Aşıksanız Yaratıcı bile dikkatinizden çıkmıştır çok kısıtlı bir dikkat konumudur, diğer insanlar umrunuzda değildir. Yaşam belirtisinin kökeni saf bilgidir, saf arzudur. Bu da yaşam gücüdür. Aynı zamanda Yaratıcının arzusudur. Yaratıcının yaratma arzusu şefkatinden gelir, yani bir duygudur. Duygulanmanın temeli budur aşk değildir. Ve aşk gibi insanı gerçekten uzaklaştıran bir olgu illüzyonun kendisidir çünkü Yaratıcıya dosdoğru yoldan ulaşılır fakat aşk uçlardadır … Allah aşkı dedikleri şey bile yoktur. O na ulaştığınızda hissettiğiniz şeyler Sonsuz Neşe ve Farkındalıktır. Aşkın getirdiği acı kaybetme duygusu orda yoktur. Aşıksanız kaybetme duygunuz vardır, bu da söylediğim bağımlı sevginin kanıtıdır. Bağımlıysanız Bir değilsiniz . 2 şey birbirinden ayrıysa birbirine uzaklık duyar, özler, bağımlılık geliştirir. Gerçekte Birseniz aşk gibi bir duyguya ne gerek var sadece orda o ilişkide sonsuz neşe olur, bununda adı aşk değildir… Acı, bağımlılık, korku, cennetin değil cehennemin özellikleridir … Gerçek birdir bilinç aydınlanınca herkes görebilir ... Bu bir tepki değil evrimin gerçek konumuna oturması için bir bilgilendirmedir … Sizi tatmin eden her zaman İyidir diyemeyiz … İşte bu bencillik olur hatta kolektif bencillik... Devamı gerçeği idrak etmek için lütfen aydınlanmanızı derinleştirin kardeşlerim !
LuvSam:
"Acı bağımlılık korku Cennetin değil Cehennemin özellikleridir" bu elbette tamam da, aşkı bunlarla bağdaştırmana ve olumsuz bir şey gibi anlatmana katılmıyorum.
Bağımlılıkla aşk da farklı şeylerdir. Aşk bağımlılık yaratıyor diye kötüdür demek biraz yanlı bir bakış ve eksik bir genelleme oluyor. İlahi aşk yoktur demişsin bir de, buna da katılmıyorum. Yaratıcıyı düşündüğünde içi yoğun duygularla dolup taşan, gözleri dolan insanların Ona hissettiği şeye ben aşk derim.
Emrah:
Aşk çok karmaşık bir duygu ne kadar dengede olduğunuza bağlı bu negatif kısımları çekebileceğiniz. Benim bahsettiğim en uç noktaydı, o yüzden bu negatif duygular yaşanır korku bile... Diyebiliriz ki çok dengedeyiz aşk kötü değil diyeceğiz ama dengeden çıkardığı kesindir götürdüğü yer açısından ve gerçeği görmemiz yükselişimiz açısından kötüdür. İlahi aşk konusunda cevabı vermişsin: Yaratıcıyla bağlantıya geçtiğinde gözlerin yaşarması ruhuna karşı yaptığın hataların reaksiyonudur. Ruhun beyne gelmesi ve çektiği acıyı yansıtmasıdır. Belki acı teması ile bir aşk bağlantısı kurulabilir. Düşünceyle zaten gerçekte ulaşamazsınız. Yaratıcıya aklın tepkileri duygularla karışacaktır.Her iki konumda göz yaşarması negativitenin sonucudur. Sadece Bir annenin bir kaç damla gözyaşı hariç... Bahsettiğim gibi sonsuz neşe ve farkındalık hissedersiniz tam bağlantıda. Buna ek alt seviyelerden gelen masumiyet, huzur, özgüven, duyguları da vardır. Tabi anlamlar yüklemeye çok açık bir illüzyon aşk kavramı o konuda haklısın..
LuvSam:
"Her iki konumda göz yaşarması negativitenin sonucudur. Sadece Bir Annenin bir kaç damla gözyaşı hariç..." Bunun kesinliğine varan, garantisini veren mercii hangi mercii?
Aşktan gözü dolan insanın göz yaşarmasının illa negativiteden doğduğunu iddia etmek için o insanların ne hissettiklerini onlardan iyi biliyor olmak lazım. Aşk kavramına anlamlar yüklediğimi iddia etmişsin. Bense yaptığım tanımların gerçekliğinden bahsediyorum, tıpkı senin yüklediğin anlamları gerçek diye sunuyor olman gibi.
Emrah:
:) Bu mercii şüphesiz idrak konumu beynin hassas bir algılama düzeyine eriştiği mutlak gerçeğin idrakını mümkün kılan mercii limbik bölgede bulunan bin sinir hücresinin aktive olmasıyla ulaşılıyor... Ne hissettiklerini biliyorum çünkü ne hissettiğimi biliyorum :)
Gerçek mutlak olandır, aklın gerçekliği ise yapaydır, mittir. Zaten yok edilecektir ve tartışmaya açıktır şartlanmalar ve egomuzla manipule edilebilir. Ancak bu ego ve şartlanma devre dışı bırakılırsa ve mutlak ayırt edicilik için taze ve sürekli enerji beyne sağlanabilirse bu konuma ulaşılabilinir. Tabi bu enerjinin yükselmesi için her merkezin kalitelerinde biri olmanız lazım. Bu konumda şüphe olmaz ,bir soru sorun cevabını alırsınız negatif ya da pozitif olarak .Mercii budur. Anlam yükleme aklın aktivitesidir, ben ise saf bilgiyi üzerinden akıtan bir kanalım. Akli aktivitem ana hatların dışında bunu nasıl izah edeceğim zaman devreye giriyor çünkü siz akıl seviyesindesiniz, ama siz yukarı gelirseniz şüphesiz idrak konumuna tartışma biter çünkü aynı şeyi görürüz. Siz de mutlak bilginin olduğu alandan kanal olmaya başlarsınız hatta belki benim çıkaramadığım incileri çıkarırsınız derinliğinizce...
Mesela LuvSam, aydınlanma alıp benim söylediklerime dikkat koyarsan ellerinde serin hissedersen doğru söylemişimdir mutlak olarak, eğer sıcaksa evet saf olmayan bir bilgi vardır. Ama önce hassas bir enstrüman olmamız gerekiyor. Bu da aydınlanmayla ve onun derinleştirilmesiyle ilgili... Mesela sana bu yazıyı yazıp göndermeden önce sordum bu konumda bu her yeri saran güce - aşk konusunda söylediklerim doğru mu ? vibrasyonlar serin. Cevap evet şüphesiz. Neden sen de denemiyorsun?
LuvSam:
"Gerçek mutlak olandır aklın gerçekliği ise yapaydır mittir zaten yok edilecektir " umarım bu olur, bu konuda ciddiyim. Olmasını isterim yani.
Aydınlanmayı nerden nasıl aldın emin değilim ama tahminim yoga+meditasyonlar ile gerçekleşmiş. Ben kendim bir kanal değilim, olmak istiyorum ama değilim. Bana kanallar üzerinden gelen bitakım bilgiler var sadece. Aracıya ihtiyacım olmadığını biliyorum, ben kendim de kanal olaiblirim ama henüz bu seviyede değilim. Yine de aşkla ilgili söylediklerim -ki aynı şeyden mi bahsediyoruz emi değilim, belki benim aşk tanımım sahiden farklıdır- neyse aşkla ilgili söylediklerim; beni herhangi bir negativiteye itmiyor. Bilakis hayatımdaki en olumlu olgudur. Çoğu zorluğu hafifleten ve beni daha doğru biri yaptığına inandığım bir duygudur. Bunun zararından bahsedilmedi hiç. Aynı yere varan binbir çeşit yol var, benim yolum da aşktan geçiyor. Bu konuda duyduğum olumsuz yorumlar, özellikle de içsel olarak neler yaşadığımı hissettiğimi bilmeyen biri ya da birileri tarafından yapıldığında, beni üzüyor. Bunu egoma saldırı olarak almıyorum, çok konuda yanılıyor da olabilirim, sorun değil. Tek bildiğim; aşkın benim hayatımdaki pozitif etkisidir. Her şeyden önce varolan hatta her şeyin sebebi olan şeyin bu olduğuna inanıyorum. Yaratıcıya-evrene (artık ne diyorsan) korkuyla değil de sevgiyle, aşkla bağlılık beni inanılmaz huzurlu mutlu ve neşeli bir insan yapıyor zaten. Farkındalığın getireceği neşeyi ben aşk üzerinden alıyorum. O nedenle söylediklerin üzerinde ısrarla duruyorum çünkü bahsettiğin şeyler bende tam tersi işliyor senelerdir.
Emrah:
Şimdi dejanira insanların doğal eğilimleri var biz buna sağ sempatik sol sempatik kanalın yoğun kullanılmasına bağlı sağ kanal sol kanal insanlar diyoruz. ıSenin durumunda sen gelecekte yaşayan, sürekli plan yapan, sağ kanal bir insansın. Aşk gibi sol kanal bir aktiviteyle kendini dengeleyebilir ve ortada bu bahsettiğin duyguları yaşayabilirsin. Tek açıklaması bu canım yani normal bir insanı ve sol kanal bir insanı aşk dengeden çıkarır. Mesela orta kanalı çok gelişmiş bir insanı daha zor çıkarır. Bir de bu gerçeğe varmak için aşka bağımlılık oluşturucak mecburen daha saf bir bilgi bulana kadar sürekli aşk arayacaksın. Bu da orta kalbinin tam açılmasını engeller, aynı zamanda kendi kendinin efendisi olma kalitelerini etkileyebilir. Ve diyebilirim ki boğazındaki çakranın orta kalitesi tamamen bağımsızlıktır, şahitliktir. Dolayıyla daha bağımsız bir teknikle dengede olmak bilgisine erişene kadar ki bazı evrimsel basamakları atlayamazsın. Tabi bu özgür bir irade aynı zamanda...
Mesela şimdi bana inanmışsındır, gelecekte yaşadığını, plan yaptığını, teslimiyetçi olmadığını, eylem gücünün yüksek olduğunu bilmemden vs... Seni kaç senedir görmüyorum ama senin bilginde benim daldığım okyanusta unutma ...
LuvSam:
Gelecekte yaşamak, plan yapmak, teslimiyetçi olmamak gibi şeyler çok spesifik bilgiler değil. On kişiden dokuzu böyle olabilir. Bazı şeylere inanmam için daha fazlası gerekiyor çünkü inandığım şeyleri "inanç" aşamasından "bilmek" aşamasına taşıyana kadar tabiri caizse anam ağladı:) Mutlak gerçek tektir ama ona uzanan yol tek değildir, doğru mu? Ellerine bi sorar mısın bu bilgiyi, serinlik geleceğine eminim. Gelmezse de canı sağolsun. :)
Emrah:
Çok tatlısın. Aydınlanmanı al bilmek aşaması için bu sefer zor olmayacak. Eğer bahsettiğin Yol metodsa serin, istikamet ise sıcak. Kendine iyi bak kardeşim !
LuvSam:
"Gerçek mutlak olandır aklın gerçekliği ise yapaydır mittir zaten yok edilecektir " umarım bu olur, bu konuda ciddiyim. Olmasını isterim yani.
Aydınlanmayı nerden nasıl aldın emin değilim ama tahminim yoga+meditasyonlar ile gerçekleşmiş. Ben kendim bir kanal değilim, olmak istiyorum ama değilim. Bana kanallar üzerinden gelen bitakım bilgiler var sadece. Aracıya ihtiyacım olmadığını biliyorum, ben kendim de kanal olaiblirim ama henüz bu seviyede değilim. Yine de aşkla ilgili söylediklerim -ki aynı şeyden mi bahsediyoruz emi değilim, belki benim aşk tanımım sahiden farklıdır- neyse aşkla ilgili söylediklerim; beni herhangi bir negativiteye itmiyor. Bilakis hayatımdaki en olumlu olgudur. Çoğu zorluğu hafifleten ve beni daha doğru biri yaptığına inandığım bir duygudur. Bunun zararından bahsedilmedi hiç. Aynı yere varan binbir çeşit yol var, benim yolum da aşktan geçiyor. Bu konuda duyduğum olumsuz yorumlar, özellikle de içsel olarak neler yaşadığımı hissettiğimi bilmeyen biri ya da birileri tarafından yapıldığında, beni üzüyor. Bunu egoma saldırı olarak almıyorum, çok konuda yanılıyor da olabilirim, sorun değil. Tek bildiğim; aşkın benim hayatımdaki pozitif etkisidir. Her şeyden önce varolan hatta her şeyin sebebi olan şeyin bu olduğuna inanıyorum. Yaratıcıya-evrene (artık ne diyorsan) korkuyla değil de sevgiyle, aşkla bağlılık beni inanılmaz huzurlu mutlu ve neşeli bir insan yapıyor zaten. Farkındalığın getireceği neşeyi ben aşk üzerinden alıyorum. O nedenle söylediklerin üzerinde ısrarla duruyorum çünkü bahsettiğin şeyler bende tam tersi işliyor senelerdir.
Emrah:
Şimdi dejanira insanların doğal eğilimleri var biz buna sağ sempatik sol sempatik kanalın yoğun kullanılmasına bağlı sağ kanal sol kanal insanlar diyoruz. ıSenin durumunda sen gelecekte yaşayan, sürekli plan yapan, sağ kanal bir insansın. Aşk gibi sol kanal bir aktiviteyle kendini dengeleyebilir ve ortada bu bahsettiğin duyguları yaşayabilirsin. Tek açıklaması bu canım yani normal bir insanı ve sol kanal bir insanı aşk dengeden çıkarır. Mesela orta kanalı çok gelişmiş bir insanı daha zor çıkarır. Bir de bu gerçeğe varmak için aşka bağımlılık oluşturucak mecburen daha saf bir bilgi bulana kadar sürekli aşk arayacaksın. Bu da orta kalbinin tam açılmasını engeller, aynı zamanda kendi kendinin efendisi olma kalitelerini etkileyebilir. Ve diyebilirim ki boğazındaki çakranın orta kalitesi tamamen bağımsızlıktır, şahitliktir. Dolayıyla daha bağımsız bir teknikle dengede olmak bilgisine erişene kadar ki bazı evrimsel basamakları atlayamazsın. Tabi bu özgür bir irade aynı zamanda...
Mesela şimdi bana inanmışsındır, gelecekte yaşadığını, plan yaptığını, teslimiyetçi olmadığını, eylem gücünün yüksek olduğunu bilmemden vs... Seni kaç senedir görmüyorum ama senin bilginde benim daldığım okyanusta unutma ...
LuvSam:
Gelecekte yaşamak, plan yapmak, teslimiyetçi olmamak gibi şeyler çok spesifik bilgiler değil. On kişiden dokuzu böyle olabilir. Bazı şeylere inanmam için daha fazlası gerekiyor çünkü inandığım şeyleri "inanç" aşamasından "bilmek" aşamasına taşıyana kadar tabiri caizse anam ağladı:) Mutlak gerçek tektir ama ona uzanan yol tek değildir, doğru mu? Ellerine bi sorar mısın bu bilgiyi, serinlik geleceğine eminim. Gelmezse de canı sağolsun. :)
Emrah:
Çok tatlısın. Aydınlanmanı al bilmek aşaması için bu sefer zor olmayacak. Eğer bahsettiğin Yol metodsa serin, istikamet ise sıcak. Kendine iyi bak kardeşim !
0 yorum:
Yorum Gönder