27 Ekim 2009 Salı

Bedensiz Varlıklardan Bir Tür - EGREGORE

Okültizmde, kolektif bilinçle yaratılmış astral varlıklara denir. Yapılan en genel tanımı bu. Biraz daha ayrıntıya girersek -ki bu ayrıntılar mitolojik tanrıların, varlıkların oluşumlarıyla ilgili mantıksal çıkarımlara kadar gidiyor-; egregore; insanın beşinci elementi (akasha) ile sahip olduğu yaratma gücünden doğan, astral düzlemde imajinasyon yoluyla ve akasha sayesinde hayat bulabilen varlık/entitylere verilen genel addır.

Wikipedia'da bu kavram "thoughtform" olarak verilmiş. Yanlış değil fakat eksik bir bilgi. Gerçekliğini burada sorgulamadan, olup bitenleri ve bildiklerimi tamamen gerçek kabul ediyor gibi yazıya dökeceğim:

İnsan düşüncesi/imajinasyonu yaratma gücüne sahiptir. Bu yaratma gücü insanlar tarafından bilinçsizce durmadan yapılır. Ortaçağ'da büyücüler bu işi bilinçli olarak yaptılar. egregore yaratmayı -uzun bir aradan sonra- bazı astral varlıklar tarafından yeniden öğrendiler. kimisi cemiyet olarak tapınaklarını ve kendilerini korumak için 40-50 kişi (afaki söylüyorum tabi) biraraya gelip, bir egregore yarattılar. Kendi imajinasyonları yardımıyla -belki de bazı ritüeller eşliğinde- o egregoreyi büyüttüler ve güçlendirdiler. Normalde insanların her imajine ettiği o düzlemde var oluyor, fakat varoluş süresi uzun değil. Yaratılan şey hemen yok oluyor. İşte bu büyücü herifler yaratılan bu imajın hayatta kalmasını ve büyümesini sağlayan trickleri buldular. Savunma ve saldırı için (genelde grup halindeler çünkü) egregore yarattılar. Yalnız bilmedikleri ya da bildikleri halde sallamadıkları şey şuydu: yaratılan egregore, yaratan kişinin/kişilerin sorumluluğundadır. Bu hasta adamlar egregoreye deli gibi negatif güç yüklediklerinden dolayı, bir süre sonra egregoreleri çığrından çıktı. (Nasıl genelliyorum belli değil.)

Bu egregore yaratma bilgisi, ortaçağ'da büyücülerin ölmesi ve kalanların da kenarlara çekilmesi nedeniyle günümüze pek ulaşmadı. Okültizmde ve bazı öğretilerde yaratma trickleri öğretilmeye devam etse de, hiçbir ezoterik grubun "iyi niyetli" bir egregore yarattığına inanmıyorum. Şahit de olmadım. Aynı kafa devam ediyor yani.

Her neyse, bu bilinçsel yaratma sürecini biraz daha gerilere götürelim. Antik yunan'a mesela, o dönemin tanrılarına. (Mitoloji denince sadece antik yunan'dan bahsetmek.) Mitolojik hikayeler bu bağlamda incelendiğinde, bütün o tanrıların aslında kolektif bilinçle yaratılmış egregoreler olduğunu tahmin etmek zor değil. Egregore yaratma sürecinde; bir egregore üzerinde ne kadar çok sayıda insan imajinasyonu varsa; egregore o ölçüde büyük ve güçlü oluyor. Örneğin; ezoterik bir grubun kendini korumak için yarattığı bir egregore, zeus kadar hızlı güçlenmez ve muhtemelen hiçbir zaman da o kadar güçlü olamaz. Bu büyüme ve güçlenme hızı tamamen ona bilinçsel enerji gönderen insan sayısıyla alakalıdır.

Astral düzlemde Yunan Pantheonu, Mısır Pantheonu, Britanya Pantheonu, Afrika Tanrıları vs. gibi grupların oluşumu, okültizmde bu şekilde açıklanır. Dünyada insanlar tarafından unutulan bir egregore tanrı, yok olmaya mahkumdur. Çünkü besleneceği imajinasyon enerjisi kalmayacaktır.

Aynı mantıkla "şeytan" egregoresi düşünürsek, abov diyorum. Yüzlerce, binlerce senedir hepimizin ortak ürünü olan "şeytan" tiplemesinin ne kadar güçlendiği ve ne manyak bi' şey haline geldiğini varın siz düşünün artık.

<ironi> Neyse ki okültizm, egregore falan böyle şeyler hastalıklı bilinçlerin ürünü de, inanmak zorunda kalmıyoruz. <ironi> (yek yeea)

<geyik> Bir de Umut Sarıkaya'nın Meriç'i var tabii, kendisine de ilişkileri bozmakla görevli yarı tanrı diyebiliriz. O da sağolsun Umut Sarıkaya liderliğinde yaratmakta ve büyütmekte olduğumuz bir nevi kolektif bilinç ürünüdür. Kahretmesin. <geyik>

Unutmadan; egregore kavramından şurada da biraz bahsetmiştim:

(bkz: düşünceyle yaratılan şey maddeden daha canlıdır)


(djnr, 07.08.2009 21:27)

0 yorum:

Yorum Gönder